İSTATİSTİKLER

9 kategori altında, toplam 364 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 2158435 defa okunmuş ve 2303 yorum yazılmıştır.

<<< www.1hafta1Ayet.com >>> ||| 0067 |||

Kategori Kategori: 1 Hafta 1 Ayet | Yorumlar 8 Yorum | Okunma 6119 Okunma | Yazar Yazan: halil | 06 Mart 2008 08:28:35

Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
(Şura Suresi, 30. Ayet)


 

Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
 

Nefis  Terbiyesi  - Derleme

DiL

 
İnsan bazen kızınca kötü sözler söyleme,bağırma ihtiyacı duyar.Eskiler buna güzel bir çözüm bulmuşlardır.Kızınca anlamı lanet olmayan,içeriği güzel olan sözlerle kendilerini teskin etmişler,karşıdakini yaralamamışlar,günaha da girmemişlerdir.Yaşlı dedelerimden duyduğum güzel örnekleri yazmadan geçemeyeceğim:

 
- Ömrü uzayasıca seni!
- Cennete git emi!
- Allah seni cennetine hapsetsin,beni de gardiyan etsin
 - Allah cezanı kaldırsın!

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 
Müminin dili kalbinin arkasındadır.Konuşmak isterse önce kalbi ile düşünür sonra dile döker..Münafığın dili kalbinin önündedir.Bir şeyi aklına geldiği gibi söyler kalbi ile düşünmez

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 
Kalp doğru olmadıkça iman doğru olmaz.Dil doğru olmadıkça kalp doğru olmaz.
Selamet bulmak,huzurlu olmak isteyen;Susmaya sarılsın.

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 
Ya hayır söyle ya da Sus!
Hz.Muhammed(s.av)

İnsanlar dilinin altında saklıdır. Konuşturun, seviyelerini anlarsınız.
Hz. Ali (k.v)

İbadet on kısımdır. Dokuzu Susmak, biri İnsanlardan Kaçmaktır.
Hz.İsa

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 

 

Bana benden olur her ne olursa/ Başım rahat olur dilim durursa
Sana her şeyi konuşturmak,laf almak isteyen cahil kimselere şöyle dersen rahat edersin:

Bilmiyorum-Görmedim-Duymadım
Hacı Bayram Veli(k.s)

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 

 
 
 

Yorumlar

aynur { 29 Mayis 2008 01:34:56 }
Başınıza her ne müsibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir.Kuranıkerimde kısas hakkı vardır.bu Ayetle Yüce Allah kulun kula kısası gibi bir olaydan bahsetmiyor.büyük lokma ye,Büyük söz söyleme.Zira başkalarında ayıpladığın şeyi yaşamadan ölmeyeceksin.Öncelikle başkalarının hakkında kınama veya başka şekilde konuşmak onların işledikleri fiil üzere ise dedikoduya giriyorki;bu yapılan bütün hayır amelleri, ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi silip süpürüyor.yapmadıkları ve başkalarının onlara yakıştırmaları ise ortada iftira var ve sende buna ortak oluyor,yayılmasına yardımcı oluyorsun.Ben size desemki oruç tutmuyorum ne düşünürsünüz?tutamıyorum dersem ne düşünürsünüz?ikisi aynı kefeye konurmu.neden tutmadığımı veya tutamadığımı din kardeşimin sırrı deyip setretmezseniz ve yayılmasına neden olursanız Yüce Allah,ın Rab sıfatı tecelli eder.bilindiği üzre Rab terbiye manasını kapsar.onun terbiye uslubu kullarında hata olarak gördüğün şeyi gizlemezsen onu sana yaşatarak öğretir.örneklediğm oruçtaki gibi.benim kardeşimin midesi yok .kanser nedeniyle alındı.Kendisi kariyer sahibi.hastalığını bilmeyen kariyeri nedeniyle kibir yapıp oruç tutmadığını etrafa yaymaya devam ederse ;Rabbim eğitim gereği aynı hastalığı onada verebilir.bu görünüşte müsibettir.daha önce kardeşimi oruç tutmadığı için eleştiren kişiye tanık olanlar,onu kınadı başına geldi diyebilir.doğrudurda.Yüce Allah Resulu hürmetine, onun ümmetini sonsuza kadar cehennemde bırakmayacağını buyuruyor.biraz önce verdiğimiz örnekteki kişi bu ayet kapsamına giriyor.Ancak Allah cc. bunu o kuluna azap etmek için vermemiştir.O kişi midesi olmayanın arkasından konuşarak kul hakkına girmiştir.Rabbimin terbiyesi ilede onu anlayacaktır. bir müsibet, bin nasihattan evladır ,misali.eğer bu kardeşimiz midesi olmayan kardeşimizin oruç tutmama nedenini öğrendiğinde gidip helallik dileseydi Allahın .cc affına muhatap olacaktı. bunu yapmadığı için o kuluna merhameti gereği aynı müsibetle girdiği günahtan temizliyor.buda aslında müsibet değil bir ikram.Yüce Allah bana şirk koşmayın ve kul hakkıyla gelmeyin buyuruyor.sav.efendimiz müflis kimdir bilirmisiniz.bu dünyada malını mülkünü kaybedip beş parasız kalan kişi değil;Ahirete imanlı.itaatli,ibadet ehli, hayır hasanatı çok olarak gelmiştir,Ancak üzerinde kul hakkı çok olduğu için bütün hayır amelleri hakkkını helal ettirebilmek için ondan alınıp hak sahiplerine dağıtılır,Öyle duruma gelirki kulların haklarını ödemeye hayır amelleri yetmediği için onların günahları O kişiye yüklenir.İşte gerçek Müflis budur.yinede bir çoğunu af eder.bizler haklarına girdiğimizden şüphe duyduğumuz kişilerle helalleşmeyi gerçekleştirirsek af umudumuz artar.   bütün bunlara rağmen Yüce Allah,ın birisine müsibet vermesi için ortada bizim anlayabileceğimiz bir nedenin olmasıda gerekmiyor.Görelim Mevlam neyler;Neylerse güzel eyler.İllaki Namaz bunun için deniyor.Namazın idrakine varan kişi dilini ,dedikodudan,kalbini kin ve nefretten,aklını kurnazlık için kullanmaktan,ellerini harama uzatmaktan kısaca bütün azalarını Allahın iradesi dışında,ve kötülükte kullanmaktan sakınır.bizleri de sakınanlardan eylesin inşaallah.selametle kalın.saygılarımla.Aynur.
abdullah { 14 Mart 2008 20:36:15 }
ibrahimi ufakken ateşe attılar, bu bir musibet miydi? neticede ateş ibrahime selam oldu.
yusufu ufakken kuyuda terkettiler, bu bir musibet miydi? neticede yusuf kuyuda vahiyle müjde aldı.
daha ergen bile olmayan bu iki rasul elleriyle hangi günahı işledi de bizim başımıza gelse cahilce musibet zannedecğimiz kaderi yaşadılar?
bunları şunun için yazdım. ayetleri bütün olarak düşünmeden böyle tekil olarak resimleyip süslemek tehlikelidir. biz cahiller tek bir ayete bakarak, kitabın bütününe iman etmeden hep eksik zannediriz.
başımıza gelen ve ilkin bilmeden hoşumuza gitmeyen bazı şeyler musibet olmayabilir.

hepimiz er veya geç Allah'a döneceğiz.

yusuf suresi 101. ayette yusuf a.s. ömrünün son birkaç dakikasında nasıl dua ediyor?


teveffenii muslimen ve elhìknii bis saalihiine
(velim olan yaa rabbi) beni müslüman olarak öldür ve salihler arasına kat.

Bakara suresi 130. ayette rabulalemin ne zikrediyor?

Nefsini sefih kılan(kendi kendini bilmeyen) kişi hariç,kim ibrahim'in dininden yüz çevirip uzaklaşır? Andolsun ki; Biz,onu dünyada
seçtik. Muhakkak ki o,ahirette de salihlerdendir.

demek ki biz cahillerin bilmeden ilkin hoşuna gitmeyecek her hadise ille de elinin günahına karşılık olan bir musibet demek değildir.

kitabın bütününe iman etmeden biz cahiller tekil olarak ayetleri yanlış anlama tehlikesine düebiliriz.
BURAK DURU { 08 Mart 2008 19:13:05 }
çok güsel şeyler inşallah devamını dilerim umarım herkes dinler ve beğenir çok güsel bir şey hazırlamışsınız...
MEHMET { 07 Mart 2008 13:24:58 }
ALLAH C.C. Selamı ve selameti üzerinize olsun ALLAH razı ola
osman akın { 07 Mart 2008 06:45:32 }
HABİB BABA


Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir, gariptir.Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır...
'Ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.Binbir dil döker.Hamamcı ehl-i insaftır... Dayanamaz... Kabul eder... Hamamın en sonundaki odayı göstererek ...
'Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar... Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir... Ama sadece görünümü... İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad'dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'Hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır...
Hamamcı vezirler der almak istemez... Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştemali beline, gir yanına... Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... Ve ekler: 'Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.'
Sonra 4.Murad da Habib babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...
Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona... Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'Evladım' der, 'Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar... Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: 'Buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murad'ın sırtını bir güzel keseler... Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
'Baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' Habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'Olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar...
'Baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... Sultan Murad'a vezir olmak varmış... Bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
Habib baba Sultan Murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bil e bırakmaz, kendi hükmünü söyler... Sultan Murad'ın Habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:


'Be evladım' der, Habib baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir...


Diger Sayfalar: 1. 2.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA