İSTATİSTİKLER

9 kategori altında, toplam 364 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 2202127 defa okunmuş ve 2303 yorum yazılmıştır.

<<< www.1hafta1ayet.com >>> ||| 0118 |||

Kategori Kategori: 1 Hafta 1 Ayet | Yorumlar 6 Yorum | Okunma 4809 Okunma | Yazar Yazan: halil | 26 Subat 2009 11:41:02

Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.
(Hadid Suresi, 12. Ayet)


 
 Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
 
 
Bu Cennet Kokusudur !!!!!!
 
Eski zamanların birinde saf mı saf temiz mi temiz, her şeye ve herkese kanan bir adam yaşarmış. Tüm muradı insanlara hizmet edip Rabbinin rızasını kazanmakmış. Fakat bazı kendini bilmez insanlar, onun bu saflığından yararlanıp, ona kötü şakalar yaparlar, üzerlermiş. Gel zaman git zaman, bu saf adamın köyünden bir grup insan umre ziyareti yapmaya karar verirler. Giderlerken bu adamcağızı da yanlarında götürmeye karar verirler. "Yolda biraz takılırız, zaman geçiririz." diye.

Nihayet uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra yüce ALLAH'ın evi Beytullah tüm heybetiyle görünmüş. Müslümanlar ve bizim iyilik timsali saf adamımız, heyecan ve sevinçle ona koşmuş ve umre vazifelerini yerine getirmişler. Yaklaşık on gün burada ibadet ve taatla meşgul olan kafile artık toparlanıyormuş. şimdi Resûlullah'a varma zamanı gelmişti. Nur şehir Medine'ye gitmek için yola koyulmuşlardı. Mekke'den bir mil mesafe ayrılmışlardı ki, içlerinden biri çantasından birtakım kâğıtlar çıkarmış, acele ile arkadaşlarına dağıtmaya başlamış. "Bu nedir?" diyenlere:
"Susun, sessiz olun. Bizim saf adam duymasın, ona müthiş bir oyun hazırladım." demiş.
Kafilede olan herkese dağıtmış. O kâğıtlardan sadece saf adama vermemiş. Arkadaşları dayanamamış, "çabuk anlat, oyunun nedir?" demişler. Adam:


"Bakın, birazdan saf adam gelecek. Bizlere ellerimizdeki kâğıtların ne olduğunu soracak."
"Eee, biz ne diyeceğiz?" diye atılmış arkadaşları.
"Diyeceğiz ki, bu kâğıtlar bize cennetten gelmiştir. Umre ziyaretimizi kabul eden , bizlere beraatlarımızı gönderdi." diyeceğiz.
Arkadaşlarından bazıları:

"Fakat bu çok ağır bir şaka." dedilerse de bu işi yapmaya karar verdiler.
Biraz sonra saf adam yanlarına gelmişti. Birde ne görsün, herkesin elinde birtakım kağıtlar, onu öpüp kokluyorlar. Dayanamadı:
"Ey benim arkadaşlarım! Nedir o elinizdeki öpüp kokladığınız kâğıtlar?" diye sordu.
Hepsi birbirlerine kaş göz edip gülüşmüşlerdi. Bu oyunu hazırlayan zat ona:
"Aaa, senin bu kâğıtlardan haberin yok mu?"
"Hayır, yok."
"Ama nasıl olur, bak, hepimize gönderildi bundan."
"Fakat anlamıyorum, nedir onlar? Kim gönderdi?"
"Kim olacak, umremizi ve ibadetlerimizi beğenip kabul eden ALLAH gönderdi."
 
Saf adam âdeta beyninden vurulmuştu. Son baharda yaprakları dökülüp en ufak bir rüzgârda titreyen bir gül ağacı yaprağı gibiydi. Dudakları: "Rabbim! Rabbim! diye kıpırdıyordu.
Aniden yönünü Mekke'ye çevirdi. Kâbe karşısındaydı; birden olanca kuvvetiyle koşmaya başladı. Arkadaşlarının "Dur, gitme! şaka yaptık." sözlerini duymuyordu bile. Onun gönlü yanmıştı, hem de nasıl bir yangın? Belki Nil nehri oraya aksa, söndüremeyecekti. Düşüyor, kalkıyor, ağlıyordu. Sonunda kavuşmuştu Beytullah'a. Ona öyle bir sarıldı ki, gözyaşlarını, Kâbe'nin örtüsü içine çekiyordu. Kalbini âlemlerin Rabbi olan ALLAH'a bağlamış haykırıyordu:
 
"Ey yüceler yücesi ALLAH'ım! Ey benim Rabbim! Niye benim beraatımı vermedin, ne kusur ettim? ALLAH'ım! Arkadaşlarım öyle mutlu ve sevinçli, ben böyle boynu bükük yetim kaldım. Rabbim! Sana yalvarıyorum! Benim de beratımı ver. Ne olur ALLAH'ım, beratımı ver!"

O, böyle yalvarırken, kafasına bir şeyin değip yere düştüğünü hissetti. Bir de ne görsün, arkadaşlarının ellerindeki kâğıtlardan çok daha güzel bir kâğıt. Hemen aldı, sevinçten ne yapacağını şaşırmıştı. Hemen kalktı kafilesine doğru koşmaya başladı. Bir yandan da bağırıyordu:
"Aldım! Aldım! Ben de beratımı aldım!?"
Arkadaşlarının hepsi şaşırmıştı. Adam yanlarına gelince, hemen elindeki kağıdı aldılar. O da neydi? Bu kâğıt nasıl da güzel kokuyordu! Hayatlarında hiç bu kadar güzel bir koku koklamamışlardı. üstelik çok garip harika desenli bir kâğıttı. şimdi hepsi telaşlanmışlardı, işin içinde bir iş vardı. Hiç vakit kaybetmeden hemen Mekke'ye döndüler ve o devrin büyük âlimi bir büyük zata gittiler. Kâğıdı ona verdiler. O âlim zat kâğıdı eline alır almaz, ayağa kalktı.
"SübhanALLAH! Bu cennet kokusudur." dedi. Kâğıdı açınca hayret ve dehşeti arttı:
"Bu," dedi, "bu bir berattır. Falan adama yazılmıştır. Hem de nur mürekkeple yazılmıştır."
Hepsi donmuşlardı. Kimileri hüngür hüngür ağlıyordu. Âlim o saf adamı kucaklamış sakallarından, yüzünden, ellerinden öpüyordu.
"Ne olur bana dua et!" diye rica ediyordu.

ALLAH, bu saf kuluna rahmet etmiş, ona nazar edip mükâfatlandırmış ve arkadaşlarına da bir ders vermişti 
 
 
 
 
             Seyyîd Şeyh Muhammed Nâzım Adil el Kıbrısî el Hakkanî Hazretleri 
 NASiHAT
 

Yorumlar

aynur { 03 Mart 2009 13:41:04 }
Selamün Aleyküm. Resulullah efendimizden rivayete göre ,Ben kiyamet günü secdeye izin verilenlerin ilki olacagim .izin verilip basini kaldiracaklarin da ilki olacagim.Basimi kaldirip önüme arkama ,sagima,soluma bakarim. Bakinca bütün ümmetler arasinda ümmetimi tanirim. Nuh .a s. ümmetine kadar olan ümmetleri nasil tanirsin buyurulunca :Abdestin etkisinden akinlari, elleri ve ayaklari piril piril dir .bu baskalarinda yoktur. ve kitaplari saglarindan verilir. onunla tanirim.Önlerinden ,sag ve sollarindan kosan nurlariyla tanirim.yine Ebu Ümameden rivayete göre efendimiz buyururlar ki kiyamet günü bir zulmet salinir.Ne Mümin, ne kafir , hiç biri avucunu göremez .Ta Allah müminlere amelleri kadar nur gönderinceye kadar,Allahu teala bir nur gönderir,müminler nuru görünce o yöne yönelirler.. O nur onlara Allah tarafindan cennete delil olur.
müfessirin açiklamasindan anlasilacagi üzre
insanlara kalu dendiginde secde edip verdigimiz söze tabi olup olmadigimiz gibi mahserde de yine Allah cc secde etmemizi isteyecektir
. insanlar beden ve ruhlarini neye alilstirirsa onu yasayacak . nasil yasarsniz öyle ölürsünüz .nasil ölürseniz öyle dirilirsiniz. nasil dirilirseniz öylede hasrolursunuz.buyuruldugu gibi bu dünyada secdeye dikkat eden kisi bu ayetin içerigindeki müjdeye nail olacaktir insaallah . Allah cümlemizi onlardan olmayi nasip eylesin insaallah.bu paylasimlara vesile olanlardan da Allah cc razi olsun . saygilar.Aynur.
SEMA { 27 Subat 2009 22:36:52 }
ESSELAMU ALEYKÜM ALLAH( c.c)TÜM DİN KARDEŞLERİMİ BERÂATINI ALANLARDAN EYLESİN.( İNŞAALLAH).SİZDENDE RAZI OLSUN .YOLUNUZ AÇIK OLSUN.( İNŞAALLAH.)
ehsan { 27 Subat 2009 13:49:25 }
Allah razı olsun ellerinize sağlık cumanın rahmeti hepimizin üzerine olsun.....
AYŞE { 27 Subat 2009 07:53:30 }
ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE.. GÖNÜLLERİMİZDE BİR IŞIK DAHA AÇTI BİZLERE.
BÖYLE GÜZEL SÖZLERİ HADİSLERİ HİKAYELERİ BİZLERLE PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN..
mehmet { 26 Subat 2009 15:11:47 }
ALLAH razı ola emeginize yüreginize sağlık
Diger Sayfalar: 1. 2.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA